MAHKEMELERİN BANKANIN HAYAT SİGORTASI YAPMAMASINDAN KAYNAKLANAN SORUMLULUĞUNU DEĞERLENDİRİRKEN BAŞVURDUĞU YASAL DAYANAKLAR

I. Kredi Sözleşmelerinin Hükümleri

Mahkemeler, öncelikle taraflar arasında akdedilen kredi sözleşmelerinin hayat sigortasına ilişkin hükümlerini incelemektedir.

  • Bazı kredi sözleşmelerinde, hayat sigortası yaptırma yükümlülüğünün kredi borçlusuna ait olduğu açıkça düzenlenmiştir. Bu durumda, bankanın sözleşme gereği bir sorumluluğu bulunmadığı savunulmaktadır.
  • Ancak, bazı durumlarda kredi sözleşmesi ve/veya sigorta taahhütnamesi ile bankanın hayat sigortası yaptırma yükümlülüğü altına girdiği ileri sürülmektedir. Bankanın bu yükümlülüğü yerine getirmemesi, sözleşmenin ihlali olarak değerlendirilebilir.
  • Sözleşmelerde sigorta hükümlerinin tercihli veya bankanın kendi lehine bir düzenleme olan kredi borcunun teminatından her zaman vazgeçebileceği belirtilebilmektedir.
  • Kredi kullanana hayat sigortası yaptırılması hususunda verilmiş bir talimatın bulunmadığı veya borçlunun sigorta yapılmasını istemediğini bildirdiği hallerde, bankanın sorumluluğunun bulunmadığı da ileri sürülmektedir.

II. Yasal ve İdari Düzenlemeler

Bankanın sorumluluğu değerlendirilirken ilgili mevzuat hükümleri esas alınmaktadır.

  • Hayat Sigortasının Zorunlu Olmaması: Mahkemeler, hayat sigortalarının zorunlu sigortalardan olmadığını, tamamen sigorta ettirenin isteği ile düzenlenecek ihtiyari bir sigorta türü olduğunu belirtmektedir. Bankaların kredi vermek için hayat sigortasını bir koşul olarak öne sürmesinin yasal bir dayanağının bulunmadığı ifade edilmektedir (Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2022/4371 K. 2023/688 T. 21.03.2023).
  • Bireysel Kredilerle Bağlantılı Sigortalar Uygulama Esasları Yönetmeliği: Bu Yönetmelik, mahkemelerce önemli bir yasal dayanak olarak kabul edilmektedir.
    • Yönetmeliğin ilgili hükümlerine göre, kredi süresi içerisinde sigorta poliçesini yenileme sorumluluğu kredi kullanana ait olsa bile, yenilemeye ilişkin bildirim yapma ve bilgilendirme sorumluluğu kredi veren bankaya aittir.
    • Yönetmeliğin 6. maddesi uyarınca, kredi ile bağlantılı yapılacak ihtiyari sigortalarda, sunulan teminatların kredi konusu ve kredi kullananın ihtiyaçları ile uyumlu olması esastır. Bu kapsamda, bankanın ferdi kaza sigortası yaptırıp hayat sigortası yaptırmamasının, kredi kullananın ihtiyaçları ile uyumlu olmadığı değerlendirilerek bankanın kusurlu davranabileceği kabul edilmiştir (Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2021/967 K. 2024/68 T. 23.01.2024).
  • 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun: Bu kanun kapsamında, tüketici kredilerinde sigorta yapılmasının zorunlu olmadığı, ancak yapılabilmesi için tüketicinin açık talebinin bulunmasının gerektiği belirtilmiştir.
  • 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK): Hayat sigortalarına ilişkin genel hükümlerin yer aldığı TTK’nın 1487 ve devamı maddeleri de ilgili hukuk olarak gösterilmektedir.

III. Bankanın Özen Yükümlülüğü ve Kusurluluk Hali

Mahkemeler, bankanın bir tacir ve güven müessesesi olarak taşıdığı özen yükümlülüğünü ve kusurlu davranıp davranmadığını değerlendirmektedir.

  • Bankanın hayat sigortası yapmaması veya yenilememesindeki kusuru, sorumluluğunun temelini oluşturabilir. Özellikle, bankanın hayat sigortasını yenilememekle ve kredi borçlusuna durumu bildirmemekle ağır kusurlu olduğu haller mevcuttur.
  • Bankanın kredi borcunun teminat altına alınması amacıyla hayat sigortası yapılmasında menfaatinin bulunduğu kabul edilmektedir.
  • Bankanın basiretli tacir gibi davranma yükümlülüğü gereği, sigorta poliçesinden kaynaklı bir eksiklik veya ihmal olup olmadığı incelenir.
  • Daha önce otomatik olarak hayat sigortası yapıldığı veya yenilendiği halde, bankanın bunu son dönemde yenilememesi ve müşteriyi bilgilendirmemesi kusur olarak değerlendirilebilmektedir.
  • Bankanın, borçlunun yaşı gibi kendi iç genelgelerindeki kısıtlamaları da sorumluluk değerlendirmesinde göz önünde bulundurulur.

Hayat sigortası yerine ferdi kaza sigortası yapılması durumunda bankanın sorumluluğu?

I. Hayat Sigortasının Niteliği ve Bankanın Genel Sorumluluğu

Hayat sigortaları, kanunen zorunlu sigortalardan olmayıp, sigorta ettirenin isteği ile düzenlenen bir sigorta türüdür. Bankaların kredi verirken hayat sigortası yapma zorunluluğunun bulunmadığı, kanuni bir dayanağının olmadığı ve genellikle bu yükümlülüğün kredi kullanana ait olduğu savunulmuştur. Ancak, hayat sigortası poliçeleri hem banka hem de sigorta ettiren yönünden bir teminat oluşturur ve müşterinin vefatı halinde varislerine borç intikal etmesini önleme amacı taşır.

II. Ferdi Kaza Sigortasının Hayat Sigortası Yerine Yapılması Durumu

Davacılar tarafından, bankanın kredi sözleşmesi ve sigorta taahhütnamesi ile yetkilendirildiği halde hayat sigortası yaptırmadığı, bunun yerine ferdi kaza sigortası yaptırarak primlerini tahsil ettiği ve bu durumun mağduriyete yol açtığı ileri sürülmüştür (Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2017/9062 K. 2019/6518 T. 23.05.2019). Hayat sigortası, konut kredilerinde kredi kullanan tüketici için garanti teşkil ettiği kadar, ödemelerin tamamlanması beklentisi içinde olan kredi veren kuruluşların da menfaatinedir.

III. Bankanın Sorumluluğunun Değerlendirilmesi

Bankanın, resen hayat sigortası yapma sorumluluğu bulunmamakla birlikte, kredi kullanandan aldığı yetkiye dayanarak ferdi kaza sigortası yaptırması durumu değerlendirilmiştir. Bireysel Kredilerle Bağlantılı Sigortalar Uygulama Esasları Yönetmeliği uyarınca, kredi ile bağlantılı yapılacak ihtiyari sigortalarda, kredi ilgilisinin menfaatinin sigorta edilmesi, sigorta sözleşmesi ile sunulan teminatların kredi konusu ve kredi kullananın ihtiyaçları ile uyumlu olması esastır.

Bu kapsamda, bankanın resen, sadece kaza halinde vefat veya yaralanma durumunda borcun ödenmesini garanti eden ferdi kaza sigortasını yaptırıp, her türlü ölüm halinde ödemeyi garanti eden hayat sigortasını yaptırmamasının, kredi kullananın ihtiyaçları ile uyumlu olmadığı kabul edilmiştir. Eğer kredi kullanan tarafından açıkça ferdi kaza sigortası talep edildiğini veya hayat sigortası istenmediğini gösteren bir delil mevcut değilse, bankanın verilen yetkiye dayanarak sınırlı nitelikte garanti sağlayan ferdi kaza sigortasını yapması, daha yüksek nitelikte garanti sağlayan hayat sigortasını yaptırmaması ve müşterisini bu konuda bilgilendirmemesi nedeniyle kusurlu davrandığı kabul edilebilir. Bu durumda, banka ödenen bedelin kusur oranı çerçevesinde geri ödenmesinden sorumlu tutulabilmektedir (Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2021/967 K. 2024/68 T. 23.01.2024).

Bahçeşehir Avukatlık Büromuzda hizmet vermekteyiz. Detaylı bilgi almak için iletişim kısmından ulaşım sağlayabilirsiniz.

Yazar: Avukat İlbars Dorukhan VAROL