6284 SAYILI KANUN KAPSAMINDA TALEP EDİLEBİLECEK TEDBİR TÜRLERİ NELERDİR?

6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun, şiddete uğrayan veya şiddete uğrama tehlikesi bulunan kadınların, çocukların, aile bireylerinin ve tek taraflı ısrarlı takip mağduru olan kişilerin korunmasını amaçlamaktadır. İlgili kanun gereğince; şiddete uğrayan, şiddete uğrama tehlikesi bulunan yahut ısrarlı takibe maruz kalan bir kimsenin resmi makamlardan talep edebileceği tedbir kararları bulunmaktadır. Bunlar;

1- Koruyu Tedbir Kararları

2- Önleyici Tedbir Kararları

3- Zorlama Hapsi

1- Koruyucu Tedbir Kararları

Koruyucu tedbir kararları, korunan kişilerin (şiddet mağduru ve varsa beraberindeki çocukları, aile bireyleri) doğrudan korunmasına yönelik olup, Kanun’un 3. maddesi (mülki amir tarafından) ve 4. maddesi (hâkim tarafından) ile düzenlenmiştir. Bu tedbirler, şiddetin varlığı için delil veya belge aranmaksızın verilebilmektedir.

Koruyu tedbir kararları ilk talep edildiğinde en fazla 6 ay süre ile verilmektedir. Ancak tehlikenin devam etmesi durumunda kişinin talebi üzerine bu süre bitiminde tekrar tedbir kararı verilebilmektedir. Aleyhine koruyucu tedbir kararı verilen kişiye bu karar sözlü (tefhim) yahut yazılı (tebliğ) olarak tebliğ edilmektedir.

Mülki Amir Tarafından Verilecek Koruyucu Tedbir Kararları:

Kanun kapsamında korunan kişilerle ilgili olarak aşağıdaki tedbirlerden birine, birkaçına veya uygun görülecek benzer tedbirlere delil veya belge aranmaksızın mülkî amir tarafından ilgilinin talebi, Bakanlık veya kolluk görevlilerinin başvurusu üzerine ya da resen karar verilebilir:

1- Kendisine ve gerekiyorsa beraberindeki çocuklara, bulunduğu yerde veya başka bir yerde uygun barınma yeri sağlanması,

2- Diğer kanunlar kapsamında yapılacak yardımlar saklı kalmak üzere, geçici maddi yardım yapılması,

3- Psikolojik, meslekî, hukukî ve sosyal bakımdan rehberlik ve danışmanlık hizmeti verilmesi,

4- Hayatî tehlikesinin bulunması hâlinde, ilgilinin talebi üzerine veya resen geçici koruma altına alınması,

5- Gerekli olması hâlinde, korunan kişinin çocukları varsa çalışma yaşamına katılımını desteklemek üzere dört ay, kişinin çalışması hâlinde ise iki aylık süre ile sınırlı olmak kaydıyla, on altı yaşından büyükler için her yıl belirlenen aylık net asgari ücret tutarının yarısını geçmemek ve belgelendirilmek şartıyla Bakanlık bütçesinin ilgili tertibinden karşılanmak suretiyle kreş imkânının sağlanması.

Hâkim Tarafından Verilecek Koruyucu Tedbir Kararları:

Kanun kapsamında korunan kişilerle ilgili olarak hâkim tarafından, ilgilinin talebi, Bakanlık veya kolluk görevlilerinin ya da Cumhuriyet savcısının başvurusu üzerine veya resen, şiddetin uygulandığı hususunda delil veya belge aranmaksızın aşağıdaki koruyucu tedbirlerden birine, birkaçına veya olayın özelliğine göre mülki amir tarafından alınabilecek tedbirler de dâhil olmak üzere, uygun görülecek benzer tedbirlere karar verilebilir:

1- İş yerinin değiştirilmesi

2- Kişinin evli olması hâlinde müşterek yerleşim yerinden ayrı yerleşim yeri belirlenmesi

3- 22/11/2001 tarihli ve 4721 sayılı Türk Medenî Kanunundaki şartların varlığı hâlinde ve korunan kişinin talebi üzerine tapu kütüğüne aile konutu şerhi konulması

4- Korunan kişi bakımından hayatî tehlikenin bulunması ve bu tehlikenin önlenmesi için diğer tedbirlerin yeterli olmayacağının anlaşılması hâlinde ve ilgilinin aydınlatılmış rızasına dayalı olarak 27/12/2007 tarihli ve 5726 sayılı Tanık Koruma Kanununa göre kimlik ve ilgili diğer bilgi ve belgelerinin değiştirilmesi

2- Önleyici Tedbir Kararları

Önleyici tedbir kararları, şiddet uygulayan veya uygulama tehlikesi bulunan kişiler hakkında alınır ve Kanun’un 5. maddesi ile düzenlenir. Bu tedbirler, kişinin temel hak ve özgürlüklerini kısıtlayıcı nitelikte olup, şiddetin varlığı veya tehlikesi hususunda olguların mevcut olması gerekmektedir.

1- Şiddet mağduruna yönelik olarak şiddet tehdidi, hakaret, aşağılama veya küçük düşürmeyi içeren söz ve davranışlarda bulunmaması

2- Müşterek konuttan veya bulunduğu yerden derhâl uzaklaştırılması ve müşterek konutun korunan kişiye tahsis edilmesi

3- Korunan kişilere, bu kişilerin bulundukları konuta, okula ve işyerine yaklaşmaması

4- Çocuklarla ilgili daha önce verilmiş bir kişisel ilişki kurma kararı varsa, kişisel ilişkinin refakatçi eşliğinde kurulması, kişisel ilişkinin sınırlanması ya da tümüyle kaldırılması

5- Gerekli görülmesi hâlinde korunan kişinin, şiddete uğramamış olsa bile yakınlarına, tanıklarına ve kişisel ilişki kurulmasına ilişkin hâller saklı kalmak üzere çocuklarına yaklaşmaması

6- Korunan kişinin şahsi eşyalarına ve ev eşyalarına zarar vermemesi

7- Korunan kişiyi iletişim araçlarıyla veya sair surette rahatsız etmemesi

8- Bulundurulması veya taşınmasına kanunen izin verilen silahları kolluğa teslim etmesi

9- Silah taşıması zorunlu olan bir kamu görevi ifa etse bile bu görevi nedeniyle zimmetinde bulunan silahı kurumuna teslim etmesi

10- Korunan kişilerin bulundukları yerlerde alkol ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanmaması ya da bu maddelerin etkisinde iken korunan kişilere ve bunların bulundukları yerlere yaklaşmaması, bağımlılığının olması hâlinde, hastaneye yatmak dâhil, muayene ve tedavisinin sağlanması

11- Bir sağlık kuruluşuna muayene veya tedavi için başvurması ve tedavisinin sağlanması

NOT: Hâkimden koruyucu ve destekleyici tedbirler ile birlikte velayet, kayyım, nafaka ve kişisel ilişki kurulması hususlarında da karar verilmesi talep edilebilmektedir. Ayrıca Şiddet uygulayan, aynı zamanda ailenin geçimini sağlayan veya katkıda bulunan kişi ise hâkim, nafakaya hükmedilmemiş olması kaydıyla, şiddet mağdurunun yaşam düzeyini göz önünde bulundurarak talep edilmese dahi tedbir nafakasına hükmedebilir.

Tedbir Kararlarına Aykırılık Halinde Zorlama Hapis Yaptırımı:

Zorlama hapsi, tedbir kararlarının ihlali durumunda uygulanan yaptırımdır.

Kanun hükümlerine göre hakkında tedbir kararlarına aykırı hareket eden şiddet uygulayana, ihlal edilen tedbirin niteliğine ve aykırılığın ağırlığına göre hâkim tarafından üç günden on güne kadar zorlama hapsine tâbi tutulmasına karar verilebilmektedir.

Tedbir kararının gereklerine aykırılığın her tekrarında, ihlal edilen tedbirin niteliğine ve aykırılığın ağırlığına göre zorlama hapsinin süresi on beş günden otuz güne kadardır. Ancak zorlama hapsinin toplam süresi altı ayı geçmemektedir.

Zorlama hapsi kararları tekerrüre esas olmamakta, koşullu salıverilme hükümleri uygulanmamakta ve adli sicil kayıtlarına işlenmemektedir.

Bahçeşehir Avukatlık Büromuzda hizmet vermekteyiz. Detaylı bilgi almak için iletişim kısmından ulaşım sağlayabilirsiniz.

Yazar: Avukat Begüm Gülberk VAROL

Kategori: