KONUT VE ÇATILI İŞ YERİ KİRA SÖZLEŞMELERİNDE KİRA BEDELİNİN YABANCI PARA CİNSİNDEN BELİRLENEBİLMESİ MÜMKÜN MÜDÜR?
Kira sözleşmelerindeki kira bedelleri Türk Lirası dışında bir para birimi ile belirlenmiş olması hâlinde kira bedelinin yabancı para ile belirlendiği durumlar söz konusu olmaktadır.
Türk Borçlar Kanunu’nun 344. Maddesinde “Sözleşmede kira bedeli yabancı para olarak kararlaştırılmışsa 20/2/1930 tarihli ve 1567 sayılı Türk Parasının Kıymetini Koruma Hakkında Kanun hükümleri saklı kalmak şartıyla, beş yıl geçmedikçe kira bedelinde değişiklik yapılamaz. Ancak, bu Kanunun, “Aşırı ifa güçlüğü” başlıklı 138 inci maddesi hükmü saklıdır. Beş yıl geçtikten sonra kira bedelinin belirlenmesinde, yabancı paranın değerindeki değişiklikler de göz önünde tutularak üçüncü fıkra hükmü uygulanır.” Hükmü mevcuttur. Bu hüküm ile aslında kira sözleşmelerinin yabancı para cinsi ile belirlenebileceğine imkan tanınmış olsa da 2018 senesinde Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile 12.09.2018 tarihli Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkında 32 Sayılı Kararda Değişiklik Yapılmasına Dair Karar yayımlanmış ve 13.09.2018 tarihinden itibaren, Türkiye’de yerleşik kişilerin kendi aralarındaki menkul ve gayrimenkul kiralama sözleşmelerinde sözleşme bedeli ve diğer ödeme yükümlülüklerinin döviz cinsinden veya dövize endeksli olarak kararlaştırılması -bazı istisnalar haricinde- yasaklanmıştır.
Bu kararname ile Türk parasının korunması amaçlanmış ve kira bedelinin yabancı para cinsinden belirlendiği kira sözleşmelerine idari yaptırım uygulanacağı belirtilmiştir.
Kararname öncesi yapılmış ve devam etmekte olan yabancı para ile akdedilen kira sözleşmelerinin Türk Lirası olarak düzenlenmesi, yeni yapılacak kira sözleşmelerinin ise Türk Lirası üzerinden bedel belirlenmesi gerekmektedir.
Yabancı para cinsinden sözleşme yapılabilmesinin mümkün olduğu istisnai durumlar söz konusudur;
- Türkiye’de yerleşik olarak yaşamayan kişilerin yabancı para cinsinden sözleşme yapabilmeleri mümkündür. Ancak bu kişilerin Türk vatandaşı olup olmaması değil Türkiye sınırları içerisinde yerleşim adreslerinin olmaması şartı aranmaktadır. Taraflardan birinin Türkiye’de yerleşim yerinin bulunmaması yeterli olup, diğer tarafın Türkiye’de yaşayan bir kişi (tüzel kişi veya gerçek kişi) olması mümkündür.
- Kiralanacak gayrimenkulün Türkiye’de bulunmaması halinde de kararnamedeki kısıtlama uygulama alanı bulmayacaktır.
Davalı şirketin dışarıda yerleşik kişi statüsünde olması halinde, döviz cinsinden kira bedeli ödenmesi gerekebilir. “Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi 2023/1038 E., 2024/1077 K.”
DEPOZİTONUN DÖVİZ CİNSİNDEN BELİRLENMESİ MÜMKÜN MÜDÜR?
Hazine ve Maliye Bakanlığınca çıkarılan 2018/32-52 sayılı Tebliğ’in 8/9 maddesi, Türkiye’de yerleşik kişilerin kendi aralarında akdedecekleri sözleşmelerde bedel ve ödeme yükümlülüklerini döviz cinsinden veya dövize endeksli olarak kararlaştırmayı yasaklamakta; ancak son fıkrasında “gayrimenkul kira sözleşmeleri kapsamında verilen depozitolar” için bu hükmün uygulanmayacağı belirtilmektedir. Benzer şekilde, “tahsili yapılmış veya gecikmiş alacaklar ile gayrimenkul kira sözleşmeleri kapsamında verilen depozitolar” için tebliğ hükmünün uygulanmadığı vurgulanmıştır.
Bu düzenleme, depozito bedelinin döviz cinsinden belirlenmesini mümkün kılmakta olup, tahsili yapılmış depozitolar bakımından da geçerliliğini korumaktadır.
Yazar: Avukat Begüm Gülberk VAROL
