TİCARİ DAVALARDA ARABULUCULUĞA BAŞVURMA ZORUNLULUĞU
7155 Sayılı Abonelik Sözleşmesinden Kaynaklanan Para Alacaklarına İlişkin Takibin Başlatılması Usulü Hakkında Kanun ile Türk Ticaret Kanunu’na eklenmiş olan 5/A maddesi ile ticari uyuşmazlıklarda arabulucuya başvurma şartı getirilmiştir. Bu düzenleme ile ticari uyuşmazlıkların büyük bir bölümünün arabuluculuk yöntemi ile çözümlenmesi amaçlanmıştır. Arabuluculuk, uyuşmazlıklar karşısında basit, hızlı ve kalıcı çözüm sunduğu için Türkiye’de olduğu gibi birçok ülkenin tercihidir.
Arabuluculuk, görüşmeler ve müzakereler yaparak tarafları bir araya getirmeyi, birbirlerine kendilerini ifade etmelerinde yardımcı olmayı ve bu suretle kalıcı bir çözüm sağlamayı amaçlayan çözüm yöntemidir. Taraflar uyuşmazlığa dair herhangi bir konuda çözüm üretemediklerinde arabulucu bu çözüm sürecini organize eder ve yönetir.
Türk Ticaret Kanunu’nun 4. Maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalarda, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurma dava şartıdır. Bu düzenlemeye göre uyuşmazlık konusunun mutlaka miktarı belirlenebilen bir para olması gerekir. Ticari dava; tarafların ticari işletmeleriyle ilgili uyuşmazlıklardan kaynaklanan davalardır.
Arabuluculuğa ilişkin dava şartı bu hükmün yürürlüğe girdiği tarih olan 1 Ocak 2019’ dan sonra dava konusu belirli miktar para olan ticari uyuşmazlıklarda açılacak davalarda uygulanacaktır. İlk derece mahkemeleri, istinaf ve Yargıtay’ da henüz devam eden davalar için bu şart aranmamaktadır.
Bir miktar paranın ödenmesine ilişkin alacak ve tazminat taleplerine dair ticari uyuşmazlıklarda alacaklı tarafın alacak detayı para olduğu için icra ve dava yolunu seçmesi kendi tasarrufuna bağlıdır. Alacaklının icra takibi başlatarak borçluya karşı genel haciz yolu ile takip başlatması üzerine borçlu ödeme emrine itiraz edebilir. Kanuni şartlara uygun olarak yapılan itiraz takibi kendiliğinden durdurur. İtiraz üzerine alacaklı taraf itirazın kaldırılması ya da itirazın iptali yoluna başvurabilir. İtirazın iptali genel hükümlere göre genel mahkemede açılan davadır.
Ancak Türk Ticaret Kanunu’nun 5/A maddesinde öngörülen arabuluculuk şartı, asliye ticaret mahkemelerinin görevli olduğu itirazın iptali davalarının açılması esnasında aranacaktır. Alacaklı dava açmadan önce arabulucuya başvurur ve arabulucu, yapılan başvuruyu görevlendirildiği tarihten itibaren 6 hafta içinde sonuçlandırmalıdır. Bu süre zorunlu hallerde arabulucu tarafından 2 hafta uzatılabilecektir. Başvuruda bulunulacak arabulucu kural olarak ilgili komisyon başkanlıklarında bildirilen listeden arabuluculuk bürosu tarafından belirlenir. Ancak tarafların listede yer alan herhangi bir arabulucu üzerinde anlaşmaya varmaları halinde o arabulucu görevlendirilir. Arabuluculuk toplantısı sonunda anlaşmaya varılamaması halinde buna ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini itirazın iptali talepli dava dilekçesine eklenmesi mecburidir. Bu zorunluluğa uyulmaması halinde mahkeme davacıya, son tutanağın 1 haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiğini, aksi takdirde davanın usulden reddedileceğinin ihtarını içeren bir davetiye gönderir. Davacı tarafından ihtarda yer alan yükümlülüğün yerine getirilmemesi durumunda dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın usulden reddine karar verilir. Bu düzenlemenin usul ekonomisine uygun ve yerinde bir düzenleme olduğu değerlendirilmektedir. Böylece, dava şartının yerine getirilmediği bir dava için hem mahkeme hem de davalının gereksiz yere zaman ve kaynak ayırmasının önlenmesi amaçlanmıştır.
Bahçeşehir Avukatlık Büromuzda hizmet vermekteyiz. Detaylı bilgi almak için iletişim kısmından ulaşım sağlayabilirsiniz.
Yazar: Avukat Begüm Gülberk VAROL
