EVLİLİK BİRLİĞİNDE ŞANS OYUNLARINDAN EDİNİLEN GELİR HANGİ EŞE AİT OLACAKTIR?
“Karşılıksız kazanma”, eşin kendisine ait bir malvarlığı değerinde kayıp yaşamaksızın karşılık vermeden elde ettiği malvarlığı değeridir. Bu değer, evlilik öncesi veya sonrası edinilmiş olursa olsun, kişisel mallar arasında sayılacaktır. Karşılıksız kazanmayla edinilen malvarlığı değerlerinin kişisel mal sayılmasının önemli sebebi bu tür kazanmalarda bir eşin diğer eşe maddi ya da manevi bir katkıda bulunmuş olmamasıdır.
Karşılıksız kazanmayla edinilen malvarlığı değerleri hususunda önem arz eden başka bir malvarlığı grubuysa, “şans oyunları” neticesinde elde edilen malvarlığı değerleridir. Bir oyunu “şans oyunu” şeklinde nitelendirilebilmek, kazanımın herhangi bir bilgiye, emeğe ya da beceriye dayanmamasını gerektirir. Bu çerçevede, “milli piyango, sayısal loto, kazı-kazan, spor loto, spor toto, şans topu, tombala, at yarışı, iddia, skor loto, gazino oyunları” gibi oyunlar, şans oyunlarına örnek gösterilebilir. Diğer yandan, bir bilgiye, emeğe ya da beceriye dayanarak yarışmalardan kazanılan para veya malvarlığı değerinin edinilmiş mal sayılması gerekecektir. Öğretide şans oyunlarına bağlı kazanımların eşler arasında hangi mal grubuna dâhil edileceği hususunda çeşitli görüşler mevcuttur. Makalemizin bu kısmında görüşlere yer vererek, uygulamaya yönelik Yargıtay’ ın aldığı kararların ne şekilde olduğundan bahsedeceğiz. Şans oyunlarına bağlı çekilişlerden ve talih oyunlarından gelen kazanımların İsviçre Hukuku’ndaki uygulaması bu oyunlar için alınan bilet, kupon yahut benzeri katılım bedelleri hangi mal grubundan ödenmiş ise, kazanılan ikramiyenin de o mal grubuna ait olacağı yönündedir.
Türk öğretisinde bir görüşe göre; talih oyunlarının genel olarak ivazlı kazandırmalar olması nedeniyle bu oyunlara katılma bedelinin edinilmiş mal grubundan karşılanması hâlinde şans oyunlarına bağlı kazanımların edinilmiş mal sayılacağı ancak katılma bedelinin kişisel mal grubundan ödenmesi durumunda yahut herhangi bir katılım bedeli ödenmeden katılım sağlanması neticesinde kazanılan ikramiyelerin kişisel mal sayılabileceği belirtilmiştir.
Türk öğretisinde bir başka görüşe göre; talih oyunlarından gelecek kazançların hangi mal grubuna ait olacağı hususunda olması gereken hukuk ve var olan hukuk açısından iki ayrı görüş bildirilmiştir; piyango ve benzeri şans oyunlarından elde edilecek kazançta, eşlerin birlik ve beraberliğiyle oluşan yardımlaşma ve dayanışma kavramlarının şans oyununda ikramiye kazanan eşin, bu ikramiyeyi kazanmasında etkisi olamayacağı, bu nedenle kazanılan ikramiyenin olması gereken hukuk (de le feranda) bakımından kişisel mal sayılması gerektiği, ancak var olan hukuk (de lege lata) bakımından söz konusu talih oyunlarına bir karşılık ile katılım sağlanabilmesi mümkün olduğundan ve bu nedenle karşılıksız kazandırma meydana gelemeyeceğinden izahla kişisel mal sayılabilmesinin güçsüzleşeceği belirtilmiştir.
Bir başka görüşe göre; eşlerin bilgi ve beceriye dayanmayan, tesadüf ve şansın ön planda olduğu oyunlardan elde ettikleri kazançların, elde eden eşin kişisel malı sayılması gerektiği, bunun yanı sıra bilgi, beceri ve yeteneğe dayanan örneğin, “kim milyoner olmak ister, survivor ve yetenek sizsiniz” gibi yarışmalardan elde edilecek kazançların edinilmiş mal sayılması gerektiği yönünde görüş belirtilmiştir.
Yine bir başka görüşe göre talih oyunlarından elde edilen kazançların eşin hiçbir emeğine dayanmadan karşılıksız kazanma yoluyla edinildiğini ve dolayısıyla TMK’nın 220. maddesinin 1. bendinin 2. fıkrası gereğince kazanan eşin kişisel malı sayılması gerektiği vurgulamıştır.
Yargıtay uygulamasında ise ikramiyelerin karşılığının verilmesi suretiyle elde edilmesi durumunda mevzubahis karşılığın hangi malvarlığından gerçekleştirildiği araştırılmaktadır. Karşılığı ödenmiş olan para edinilmiş mallardan sağlanmışsa TMK m. 219 gereğince, edinilmiş mala ikâme bir değer sayılacak ve dolayısı ile edinilmiş mal sayılacaktır. Diğer yandan karşılığın kişisel mallardan sağlanmış olması hâlinde kişisel mala ikâme değer, dolayısı ile kişisel mal sayılması gerekecektir. Yargıtay bir kararında, bir malvarlığının edinilmesinde karşılığının hangi mal grubu türünden ödendiği belirlenemiyorsa TMK’nın 222. maddesinde geçen “karine” hükmünce edinilmiş mallardan karşılandığının kabul edilmesi gerektiğine hükmetmiştir. Bunun yanı sıra ikramiyeye karşılık olarak bir bedelin ödenmemiş olması hâlindeyse, ikramiyenin kişisel mal sayılması gerekecektir. Yargıtay’ın bir başka kararında; bir marketin tanıtım amaçlı verdiği bir piyango biletinin çekiliş sonucunda bir ikramiye kazanması hâlinde kazanılan malvarlığının kişisel mal sayılması gerektiğine hükmedilmiştir.
Kanaatimizce, İsviçre Hukuku’ndaki uygulama yerinde olup söz konusu talih oyunları için ödenen kupon, bilet benzeri bedellerin hangi mal grubundan ödendiği tespit edilmeli ve kazanılan ikramiyenin o mal grubuna dâhil edilmesi gerekmektedir. Ancak şans oyunları dışında eşlerin bilgi ve becerisine dayanan oyun ve yarışmalarda elde edilecek kazancın, evlilik birliğindeki dayanışma ve beraberlik gibi olguları göz önünde bulundurarak edinilmiş mal grubunda sayılması yerinde olacaktır.
Yarg. 8. HD., E. 2013/7361, K. 2014/13668, T. 27.06.2014
Yarg. 8. HD., E. 2013/19109, K. 2014/2080, T. 11.02.2014
Bahçeşehir Avukatlık Büromuzda hizmet vermekteyiz. Detaylı bilgi almak için iletişim kısmından ulaşım sağlayabilirsiniz.
Yazar: Avukat Begüm Gülberk VAROL
