TRAFİK KAZALARINDA TİCARİ KAZANÇ KAYBI TALEP EDEBİLMENİN İLK ŞARTI: “TİCARİ ARAÇ” KAVRAMI HAKKINDA GÜNCEL DEĞERLENDİRME
Trafik kazalarında kusursuz/ daha az kusurlu olan araçların/araçlardan birinin ticari araç olması durumunda; ticari aracın hasar görmesi ve hasar onarım süresi boyunca kullanılamamasından kaynaklanan “kazanç kaybı” yahut “mahrum kalınan kâr” adı verilen maddi zarar meydana gelmektedir.
İş bu maddi zararın hukuki dayanağı ise Türk Borçlar Kanunu m. 49’ da yer alan “haksız fiil” hükümleri ve Karayolları Trafik Kanunu m.85 ‘ te yer alan “Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar.” hükmüdür.
Ticari kazanç kaybının oluştuğuna ilişkin birtakım şartlar bulunmaktadır. Öncelikle kazada kazanç kaybı iddia eden aracın (mağdur aracın) ticari araç olması gerekmektedir. Aracın ticari araç olduğu gerek ruhsat gerekse sicil bilgilerinden ispatlanması gerekmektedir. Binek/hususi araçların kazanç kaybı talep edebilmeleri mümkün değildir. Ruhsat kaydında hususi şerhi düşülen ancak ticari faaliyette kullanılan araçların ise ticari kullanımlarının ispatı gerekmektedir. Ancak güncel içtihatlarda ruhsat kaydı, faaliyet ispatından daha bağlayıcı özellik taşımaktadır.
İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2019/559, K. 2021/529, T. 05.07.2021: “Davacı vekilinin talep ettiği İş durması ve Kazanç kaybı bedelinin tespit edilebilmesi için … plakalı aracın ticari kaydının ve bağlantılı ticari faaliyetinin olması gerekmektedir. Dava dilekçesinde ve mevcut dava dosyasında herhangi bir ticari faaliyete rastlanmadığı gibi, yukarıda görüldüğü üzere, aracın cinsi eksper raporunda hususi olarak belirtilmiş ve sürücülerin kendi aralarında tanzim ettikleri Maddi Hasarlı Trafik Kazası Tespit Tutanağında, sürücüsü tarafından aracın kullanım şekli private-hususi olarak yazılmıştır. Ayrıca ticari faaliyetin çeşidine göre hesaplamalar değişkenlik göstermektedir. Bundan dolayı İş durması ve Kazanç kaybı bedeli hesaplanamamıştır.
Kazanç kaybı ile ilgili olarak, aşağıda detaylı belirtildiği üzere, … plakalı araç hususi (özel) araçtır. Ticari araç değildir. Ticari olmayan araçta kazanç kaybı söz konusu değildir.
Davacı vekilinin talep ettiği iş durması ve Kazanç kaybı bedelinin tespit edilebilmesi için … plakalı aracın ticari kaydının ve bağlantılı ticari faaliyetinin olması gerekmektedir. Dava dilekçesinde ve mevcut dava dosyasında herhangi bir ticari faaliyete rastlanmadığı gibi, yukarıda görüldüğü üzere, aracın cinsi eksper Raporunda hususi olarak belirtilmiş ve sürücülerin kendi aralarında tanzim ettikleri Maddi Hasarlı Trafik Kazası Tespit Tutanağında, sürücüsü tarafından aracın kullanım şekli private-hususi olarak yazılmıştır. Ayrıca ticari faaliyetin çeşidine göre hesaplamalar değişkenlik göstermektedir. Bundan dolayı İş durması ve Kazanç kaybı bedeli hesaplanamamıştır.”
İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/290, K. 2025/303, T. 24.04.2025: “Aracın hususi araç – özel otomobil olduğu tespit edilmiş, ticari nitelik bulunmamıştır.”
İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/258, K. 2024/1125, T. 12.12.2024: “Dosya içeriğinde bulu zarara sebep olan…plaka sayılı aracın tescil özet raporunun incelenmesinde “kullanım amacı” hanesinde “HUSUSİ” ibaresinin yazılmış olduğu anlaşılmaktadır. Bir aracın ticari kullanıma özgü olduğunun kabulü için “ticari” amacın ruhsata işli olması gerekmektedir. Hususi kullanım kaydı bulu bir aracın salt “yük nakli” kullanım amacına göre üretilmiş olması aracın ticari olduğunu göstermez. Araç sahibi şahsi yüklerinin taşınmasında kullanmak üzere yük nakline yarar bir aracı “hususi” kaydı ile satın aldığında bu aracın ticari amaçlı kullanılmadığı açıktır. Kaldı ki somut olayda aracın… (Panelvan) marka-model bir araç olduğu, ülkemizde bu tür araçların bagaj kapasitesi ve daha makul fiyatları olması nedeniyle sıklıkla bireysel kullanım amacıyla satın alındığı, trafikte neredeyse sedan gövde tipi araçtan fazla sayıda bu kasada araçların yer aldığı bilinen bir gerçektir. Dosya kapsamında aracın ticari amaçlı kullanıldığına dair farklı bir bilgi ve belge de yer almamakta olup, dava konusu ZMMS poliçesinde dahi aracın ticari amaçlı kullanıldığına yönelik bir kayıt bulunmamaktadır, aracın trafik kaydı gözetildiğinde hususi amaçlı kullanıldığının kabulü gerekmektedir.
Davacıya ait aracın ruhsat kaydının hususi olduğu, yük nakli amaçlı üretilmiş olmasının tek başına aracı ticari hale getirmeyeceği, aracın ticari amaçlı kullanıldığının kabulü için başkaca delillerin bulunması gerektiği, dosya kapsamında ise aracın ticari kullanımına yönelik herhangi bir kayıt, delil veya beyan bulunmadığı gözetildiğinde Mahkememizce aracın ruhsat kaydına itibar edilerek hususi olduğunun kabulü gerekmiştir.
Bu nedenlerle davacı vekili dava dilekçesinde Avans Faizi talep etmiş ise de; zarar veren… plaka sayılı aracın ruhsatında kullanım amacının “HUSUSİ” olduğunun belirtildiği görülmekle davalı … yönünden temerrüt tarihi olarak tespit olup tarihten itibaren Yasal Faiz işletilmesine karar verilmiştir.”
Sonuç Olarak; “Hususi” ruhsatlı bir aracın ticari amaçla kullanılması durumunda trafik kazası sonrası kazanç kaybı tazminatı talep edilebilmesi mümkün değildir. Yargı pratiği, ruhsatın hususi niteliğini esas almakta ve ticari kullanım iddiasını delilsiz reddetmektedir. Ticari tazminat için aracın ruhsatta ticari tescil edilmiş olması ve gerçek kazanç kaybının ispatı şarttır. Hususi ruhsatlı bir aracın ticari faaliyetlerde kullanıldığı ispatlanırsa, trafik kazası nedeniyle kazanç kaybı tazminatı hakkı doğabilir; ancak bu ispat, ruhsat niteliğinin ötesinde somut deliller (ticari kayıtlar, vergi beyanları, sözleşmeler vb.) ile yapılmalıdır. Ticari kazanç kaybı talep edecek hak sahiplerinin, talep öncesi ticari kayıtlarını güçlendirmeleri gerekmektedir.
Yazar: Avukat Begüm Gülberk VAROL
