İŞ KAZASI VEYA MESLEK HASTALIĞI NETİCESİNDE İŞÇİNİN TALEP EDEBİLECEĞİ TAZMİNAT TÜRLERİ NELERDİR?
İş kazası 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu 3. Maddede yer alan tanımıyla; “İşyerinde veya işin yürütümü nedeniyle meydana gelen, ölüme sebebiyet veren veya vücut bütünlüğünü ruhen ya da bedenen engelli hâle getiren olayı” ifade etmektedir. Meslek hastalığı ise aynı kanunda “Mesleki risklere maruziyet sonucu ortaya çıkan hastalık”olarak tanımlanmıştır.
İş kazaları, Türk hukukunda haksız fiil sorumluluğu kapsamında ele alınmakta olup, Borçlar Kanunu ve İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu gibi düzenlemelere dayanmaktadır.
İşverenin, işçiyi gözetme borcuna aykırı davranması neticesinde meydana gelen iş kazasında işçinin uğradığı bedensel zararlar işçide hem maddi hem de manevi kayıplara sebebiyet vermektedir. İş kazası veya meslek hastalığı geçiren işçinin bu kayıpları tazmin edebilmek için işverenden “kusur sorumluluğu” kapsamında maddi tazminat talep etme hakkı bulunmaktadır. İşçi bu taleplerini Maddi Tazminat Davası açarak; yalnızca uğradığı bedensel zararlar ile tedavi giderlerinin telafisini değil aynı zamanda iş gücü kaybından doğacak ilerleyen dönemlere ilişkin zararlarının tazminini de isteyebilmektedir.
İş kazası veya meslek hastalığı geçiren işçinin uğradığı bedensel zararlar ya da ölüm halinde destekten yoksun kalacakları zararlar kural olarak Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanmaktadır. Ancak Sosyal Güvenlik Kurumu’nun bu kapsamda yapacağı yardımlar yasal sınırlar ile bağlı olduğundan; bu kapsamda işçinin yahut yakınlarının uğramış oldukları zararların tam anlamıyla tazmin edilebilmesi için işverenden talep edebilecekleri maddi tazminat talepleri bulunmaktadır.
Tedavi Giderleri: İşçinin geçirmiş olduğu kaza yahut meslek hastalığı nedeniyle tedavi olmak amacıyla yaptığı masraflar; hastane giderleri, doktor, hemşire, hasta bakıcı giderleri, ilaç giderleri, tedavi için yapılan ulaşım giderleri, beslenme ve bakım giderleri, medikal malzeme (koltuk değneği, tekerlekli sandalye, protez ücreti vs.) giderleri gibi kalemler tedavi giderleri grubuna girmektedir. Ancak tedavi giderlerinin tazminat talebine eklenebilmesi için ispatlanabilir olması gerekmektedir. Tedavi giderlerinin bir kısmı Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından da karşılandığı için burada dikkat edilmesi gereken işçinin, SGK tarafından ödenmeyen giderleri işverenden talep edeceği tazminat talebine dahil etmesi gerektiğidir.
Tedavi masraflarında mahkemelerin esas aldığı miktar ölçütü, durumun gerektirdiği masraf ilkesidir. (Yarg. 21. HD. 26.05.2024, 2014/42i6E. 2024/11145K.)
Çalışma Gücünün Azalmasına/Yitirilmesine Bağlı Kayıplar: İş kazası ya da meslek hastalığı geçiren işçinin gelir elde etmek amacıyla çalışması gerektiği ve çalışması için bedenen yahut zihnen sahip olması gereken güçte azalma yahut yitirilme durumu olması halinde işçiye “geçici işgöremezlik” ya da “sürekli işgöremezlik” ödeneği bağlanmaktadır. Bu ödenekler SGK tarafından sağlanmakta olup işçiye ödemeleri SGK tarafından yapılmaktadır.
Ekonomik Kayıplara Bağlı Tazminat Talebi: İş kazası ya da meslek hastalığının türü her zaman işçinin çalışma gücünde azalma meydana getirmese bile bazen işçinin gelecek yaşamında kayıplar meydana getirebilmektedir. Bazı iş kazaları ya da meslek hastalıkları işçinin mesleğini değiştirmesine sebebiyet verebilmektedir. Bu gibi kişiye bağlı zararların oluşması halinde işçinin geleceği tehlikeye girmektedir. Örneğin bir Vücut bütünlüğü ihlâl edilen kişi çalışma gücünde bir azalma meydana gelmese dahi iş piyasasında yeni bir iş bulmakta veya eski işini korumakta güçlük çekmekte veya aynı işte çalışsa dahi ihlâlden öncesine nazaran daha çok emek sarf etmek zorunda kalmaktadır. Hatta bu kişiler ihlâl fiili neticesinde işlerinden tamamen de çıkarılabilirler. Vücut bütünlüğünün ihlâli nedeniyle ekonomik geleceğin sarsılması özellikle mesleği nedeniyle bazı kişiler bakımından ayrıca önem arz etmektedir. Örneğin, vücut bütünlüğü ihlâl edilen bir sinema sanatçısının, halkla ilişkiler bölümünde çalışan bir kişinin yüzünde sabit bir iz kalması bu kişilerin çalışma güçlerinde fiilen bir eksiklik meydana getirmemekle birlikte iş bulmalarını imkânsızlaştırabilecek, zorlaştırabilecek ya da kariyer olarak yükselmelerine engel olabilecektir. Bu gibi durumlarda zarar gören ekonomik geleceği sarsılarak zarara uğratılmış olur. (Yarg. 4.HD., 01.06.2021, E.2021/i671, K.2021/2136)
Destekten Yoksun Kalma Tazminatı: İş kazası neticesinde vefat eden bir işçinin bakma yükümlü olduğu kişiler, işçinin vefat etmesi halinde TBK m. 53 ve m.55 kapsamında “işverenden” destekten yoksun kalma tazminatı talep edebilmektedirler. Destekten yoksun kalan kişiler, işçinin sağlığında fiilen ve devamlı yardım etmek suretiyle geçimlerini temin ettiği kişilerdir (Anne, baba, kardeş, eş ve çocuklar). Desteklenenlerin, desteğin mirasçısı veya kanunen ya da sözleşmeden ötürü bakmakla yükümlü olduğu kişiler olmasa da, dini nikahlı eşler, nişanlılar ya da birlikte yaşayanlar destekten yoksun kalanı kabul edilebilmektedir.
Manevi Tazminat: İş kazası yahut meslek hastalığı geçiren kişinin ve yakınlarının (hak sahiplerinin) yaşadığı duygusal acı, elem ve psikolojik zararları telafi etmeyi hedeflemektedir. Ölüm sonucu oluşan manevi kayıp, hak sahiplerinin ruhsal bütünlüğüne verilen zararı kapsar ve Borçlar Kanunu’nun 56. maddesi uyarınca işverenden talep edilebilmektedir. Bu tazminat türü, somut delillere dayanmadan takdiri bir şekilde belirlenir. Manevi tazminat talebi, maddi tazminat talebi ile birlikte istenebilmektedir. Manevi tazminatla karşılanmak istenen “manevi zarar”, cismani zarar sonucu oluşan bedensel ve ruhsal ızdıraplar, duyulan elem ve acılardır. Örneğin, iş kazası veya meslek hastalığına duçar olan işçinin, saçının dökülmesi, gözünü, burnunu kaybetmesine bağlı olarak, yüzün doğal ifade ve güzelliğini kaybetmesi, çirkinleşmesi halinde duyduğu elem tazmin edilmesi gereken manevi zararı ifade etmektedir. Manevi zarar miktarının belirlenmesinde hakim takdiri belirleyici ölçüttür.
Bahçeşehir Avukatlık Büromuzda hizmet vermekteyiz. Detaylı bilgi almak için iletişim kısmından ulaşım sağlayabilirsiniz.
Yazar: Avukat Begüm Gülberk VAROL
